Orta Doğu’daki ateş hattı her geçen gün genişlerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Naftali Bennett gibi isimlerin Türkiye’yi “yeni bir İran” olarak tanımlama çabaları ABD’li uzmanlardan ve siyasetçilerden sert karşılık buldu.
ABD basınında yayımlanan kapsamlı analizlerde, Türkiye’nin bölgesel gücünü görmezden gelmenin İsrail için “stratejik bir felaket” olabileceğini önemle vurguladı
ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Anna Paulina Luna, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla İsrailli siyasetçilerin retoriğine set çekti. “Türkiye yeni İran değildir” ifadelerini kullanan Luna, Ankara’nın bölgedeki istikrar sağlayıcı rolüne ve ABD ile olan köklü ilişkilerine dikkat çekti. Analistler, Türkiye’nin İran gibi vekil güçler üzerinden saldırgan bir politika izlemediğini, aksine bölgesel bir güç merkezi olduğunu hatırlattı.
Cumhuriyetçi kanadın etkili isimlerinden Marjorie Taylor Greene de tartışmaya dahil olarak Türkiye’nin NATO kimliğini ön plana çıkardı. Yapılan analizlerde, Türkiye’nin NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğu ve Avrupa ile Orta Doğu arasındaki “kilit taş” konumu vurgulandı. Uzmanlar, İsrail’in iç politika malzemesi olarak Türkiye’yi bir “varoluşsal tehdit” gibi göstermesinin, Batı ittifakı içinde telafisi güç çatlaklar yaratabileceği uyarısında bulundu.
Analizlerde yer alan en çarpıcı nokta ise “yanlış hesaplama” riski oldu. Türkiye’yi medeniyetler arası bir düşman gibi kurgulamanın gerçeklikten uzak olduğu belirtilirken, bu söylemin İsrail’i bölgede daha da yalnızlaştırabileceği ifade edildi. Türkiye’nin güçlü ekonomisi ve askeri kapasitesinin, İran ile kıyaslanamayacak kadar sofistike bir yapıya sahip olduğu hatırlatıldı.
Bennett’in söylemlerine gelen bu organize tepkiler, Washington’ın Türkiye ile olan stratejik ortaklığını koruma konusundaki kararlılığını da gösteriyor. ABD’li siyasetçiler, Türkiye’nin bölgedeki ağırlığının İsrail’in güvenliği için bir tehdit değil, aksine dengelenmesi gereken bir unsur olarak görülmesi gerektiğini savunuyor.
Kaynak: Haber Merkezi